Bağımsız basın

Çin’den AB ve Kanada’ya sert tepki

Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurul Üçüncü Komitesi dün genel görüşmeler yaptı. Çin’in BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dai Bing, Avrupa Birliği (AB) ve Kanada’nın Xinjiang, Hong Kong ve Meng Wanzhou hakkında yaptığı yanlış değerlendirmelere sert tepki gösterdi.

Dai Bing, bazı ülkelerin Çin’in iç işlerine müdahale edip, yanlış bilgiler ile önyargıları temel alarak Çin’e mesnetsiz suçlamalar yöneltmelerine şiddetle karşı çıktığını belirterek, AB ve Kanada’ya hatalarını sürdürmeme çağrısında bulundu.

Xinjiang meselesinin temelinin terör ve ayrılıkçılığa karşı mücadele olduğuna dikkat çeken Dai Bing, “Çin hukuk ve tüm etnik grupların iradeleri çerçevesinde Batılı ülkelerin bazı uygulamalarını örnek alarak Xinjiang Bölgesi’nde terör ve radikalleşme ile mücadele çalışmalarını hayata geçirdi. Netice olarak bölgede dört buçuk yıldan uzun bir süredir şiddet ve terör olayı görülmüyor.” dedi.

Çin temsilcisi Dai, Xinjiang’da istikrarın korunduğunu ve halkın refah, güvenlik ve memnuniyet içinde yaşadığını belirterek, Xinjiang’daki insan haklarını koruma durumunun gelişmeye devam ettiğini dile getirdi. Dai, ayrıca Çin’in BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri’ni 8 kere Xinjiang’a davet ettiğini ve bu tür ziyaretlerin soruşturma amaçlı değil dostane olması gerektiğini vurguladı.

Hong Kong’un Çin’e ait olduğunu vurgulayan Dai Bing, Hong Kong Ulusal Güvenlik Yasası’nın yürürlüğe koyulmasıyla kaosun ortadan kaldırıldığını ve Hong Kong vatandaşları ile bölgedeki yabancı vatandaşların yasal hak ve özgürlüklerinin daha iyi korunduğunu bildirdi.

Çin’in Xinjiang ve Hong Kong ile ilgili konularda açık ve dürüst bir tutum sergilediğine işaret eden Dai, Batılı birkaç ülkenin BM platformunu kötüye kullanıp insan hakları konularını siyasileştirirken kendi insan hakları ihlalleriyle ilgilenmediğini ve bu şekilde açıkça çifte standart uyguladığını anlattı.

Huawei şirketinin Mali İşler Direktörü Meng Wanzhou’nun tutuklanması olayına da değinen Dai, Meng’in Kanada’da 1028 gün yasa dışı şekilde göz altına alındıktan sonra serbest bırakıldığını ve kısa süre önce Çin’e döndüğünü hatırlatarak, bu olayı ABD ve Kanada tarafından gerçeleştirilen bir siyasi zulüm olarak değerlendirdi.   

Dai Bing, “İlgili ülkelerin, diğer devlet liderlerinin BM Genel Kurulu’ndaki konuşmalarında yaptıkları, küresel zorlukların üstesinden gelmek için birlik olma çağrısını takip edip insan hakları konusunda diyalog ve işbirliği yoluna geri dönmeleri ve yalanlar uydurup çatışma yaratmayı bırakmaları gerekir.” diye konuştu.

Kaynak: Çin Uluslararası Radyosu
Hibya Haber Ajansı

Leave A Reply

Your email address will not be published.